TOP 50 OYUN
91
Ultima Online
30 Eylül 1997
90
Red Alert 2
21 Ekim 2000
87
Rainbow Six Siege
1 Aralık 2015
87
Wolfenstein II: The New Colossus
27 Ekim 2017
86
Figment
22 Eylül 2017
85
Metro Redux
26 Ağustos 2014
84
Hellblade: Senua's Sacrifice
8 Ağustos 2017
84
Dead by Daylight
14 Haziran 2016
83
Surviving Mars
15 Mart 2018
82
Watch Dogs 2
15 Kasım 2016
Listenin Devamı



ANKET
Locus Ludus'ta en çok görmek istediğiniz şey nedir?
Çekilişler
Dizi İncelemeleri
Film İncelemeleri
Haberler
Oyun İncelemeleri
Oyun Videoları
Röportajlar
Diğer
Anket Sonuçları



REKLAM



TABELA
REKLAM
Metro Redux
254


LL Puanı
85

Çıkış Tarihi: 26 Ağustos 2014
Türü: Aksiyon / FPS
Yayımcı: Deep Silver
Platform: PC / PS4 / Xbox One

Grafik
87 
Senaryo
87 
Oyunculuk
82 
Ses & Müzik
81 


Metro Redux, Rus yazar Dmitry Glukhovsky'nin aynı adlı romanından uyarlanan, hem korku hem de hayatta-kalma temalı bir FPS oyunudur. Metro serisinin günümüzde dört adet kitabı ve iki adet ise oyunu bulunmaktadır. Serinin üçüncü oyunu olacak olan Metro: Exodus ise 2018 yılı içerisinde piyasaya sürülecektir. Metro Redux ise daha önceden çıkmış olan Metro 2033 ve Metro Last Light oyunlarının grafiksel açıdan iyileştirilmiş ve bir bütün halinde piyasaya sürülmüş versiyonudur.

Metro Redux, post apokaliptik Moskova'da, metro istasyonlarının içerisinde adeta birer fare gibi yaşamaya çalışan insanların distopyasında geçiyor. Oyunun büyük bölümü genellikle dünyanın en büyük metro sistemlerinden biri sayılan Moskova Metrosu'nun içerisinde işlense de yeri geldiğinde yeryüzüne çıkmak zorunda kaldığımız da oluyor. Yeryüzünde bulunduğumuz süre içerisinde radyasyondan ötürü maske takmamız gerekiyor. Antik çağ toplumlarında nasıl ki para yerine mal değiş tokuş sistemi vardıysa, Metro dünyasında da paranın yerini aynı sistemin aldığını, topladığımız mermileri para yerine kullanarak yeni mühimmatlar aldığımızı görüyoruz. Kimi zaman bir yön tarifi sorduğumuzda bile mermilerimizden harcamak zorunda kaldığımız oluyor. Mermilerimizi harcamak derken yanlış anlamayın, kimseyi öldürmüyoruz sadece bahşiş veriyoruz.

Yakın gelecekte geçen bu distopik dünyada yine Naziler ve Kızıl Ordu karşı karşıya geliyor, bunun yanı sıra radyasyondan etkilenip mutasyona uğrayan insanlarla, daha doğrusu mutantlarla da mücadele ediyoruz. Ana karakterimiz, Artyom, bu savaştan, şiddetten kaçmaya çalışan bir genç. Aynı zamanda orjinal ismi “Dark Ones” olan, Türkçe kitap çevirilerinde “Karaderililer” olarak geçen farklı bir mutant türü de Artyom ile iletişim halinde. Karaderililer diğer mutantların aksine fiziksel zarar yerine, zihinsel müdahalede bulunabiliyor. İnsanların zihinlerine girip onları delirten ve birbirlerine düşüren farklı güçlere sahip olan bu ırktan biri, Artyom’un savaşı bitireceğine inanıyor ve bu yolda ilerlemesi için rehberlik ediyor.

Klasik zorluk derecelerinin yanı sıra, iki farklı mod seçeneği mevcut: Survival ve Ranger. Hayatta kalma modu tahmin edebileceğiniz gibi, zorlayıcı yeryüzü koşullarında, mühimmat sıkıntısı çekebileceğiniz, mutantlara saldırmak yerine kaçmayı tercih edebileceğiniz, sağlık ve enerji ihtiyacını karşılamakta güçlük çektirecek bir mod. Ranger modunda ise mühimmat, sağlık, enerji, oksijen gibi ihtiyaçları çok fazla dert etmeyeceğiniz bir mod olmasına karşın, kalabalık düşman gruplarıyla zorlu mücadelelere giriyorsunuz. Bu mod “Serious Sam” mantığına çok benziyor doğrusu.

Oyun içinde mutantlar yakın temas ile hasar verebiliyor, ancak çatışmaya girdiğimiz insanlar doğal olarak ateşli silahlar ile mücadele ediyor. Çoğu zaman sıcak çatışma şeklinde ilerlesek de, kimi zaman gizlilik de oldukça işimize yarayabiliyor. Metro sisteminin kasvetli, karanlık atmosferinde gerilimi oldukça iyi hissediyorsunuz. Özellikle aniden karşınıza çıkan bir mutant, hele ki arkadaşlarını da toplayıp sürü halinde bize saldırırken korku ve panik birbirine karışıyor. Tabi bunda ortam müziklerinin etkisi de oldukça fazla.

Hazır müzik demişken biraz da oyunun müziklerine ve görsellerine değinelim; incelememizin başında Metro serisinin piyasada iki oyunu olduğundan bahsetmiştik, bu oyunların her biri genel olarak sıradan, akılda kalmayan fakat oyun esnasında oyuncunun kulağına hoş gelen ve yeri geldiğinde de oyuncuyu germeyi başaran müziklere sahip. Bunun yanı sıra ateşli silahların, mutantların ve çevresel ses efektleri son derece başarılı olmuş. Ayrıca seslendirmeler oyun her ne kadar Rusya'da geçse de İngilizce olarak işlenmiş ama İngilizce'nin Rus aksanıyla konuşuluyor olması bu açığı az da olsa kapatıyor. Her karakterin kendi aralarında yaşadığı diyaloglara da tanık olabilmek dizi, film tadında bir deneyim sağlıyor bize. Ne yazık ki oyun İngilizce dışında başka bir seslendirme seçeneği sunmuyor. Görsel açıdan Metro Redux çıktığı döneme göre oldukça iddialı. Genel olarak oyun karanlık, yağmurlu ve çamurlu ortamlarda geçiyor. Post apokaliptik bir dünyada olduğumuz için yeryüzünde kendimizi birer harabeye dönmüş yapıların arasında buluyoruz. Tabii bu karanlık ve kasvetli ortama ayrıca gerilim dolu müzikler de eklenince, odamızın ışığını kapatıp, kulaklarımızı takmamız da şart oluyor.

Silahların birçoğu hayatta kalmayı başarmış olanların, ellerindeki materyalleri kullanarak kendilerine yaptıkları yepyeni modellerden geri kalanları da İkinci Dünya Savaşı döneminden kalanlardan oluşuyor. Oyunda keskin nişancı tüfeklerinin, uzun namlulu tüfeklerin ve pompalı tüfeklerin kendilerine has kullanım alanları mevcut. Dövüştüğümüz mutantların, insanların veya oynadığımız görevin türüne göre silah kullanmamız gerekiyor. Ayrıca dışarıda kullandığımız maske, hem görsel olarak oldukça hoş düşünülmüş. Mesela her dışarı çıktığımızda maske takmamız gerekiyor. Taktığımız maskenin filtresi zamanlı ve bu zaman bitene kadar yedek filtre bulamazsak ölüyoruz. Bunun yanı sıra yüzümüzde maske varken yağmura yakalanır, çamurlu alana girer veya bir mutantı öldürürken çok yakından vurupta maskeye kan sıçramasına sebep olursak, maske büyük ölçüde bulanıklaşıyor ve bu da görüş açımızın daralmasına sebep oluyor. Sadece maske üzerinde kullanılan tüm bu özellikler dahi oyunu daha zor ve gerçekçi kılmayı başarmış.

Romanda geçen dünyanın oyuna başarılı bir şekilde yansıtıldığını söylemeliyim. İlk önce oyunu oynayıp sonra kitaplarınını okumak isterseniz, hayal gücünüzün kısıtlanması gibi bir durumla karşılaşabilirsiniz. Sonuçta bu tür kitaplar okuyucuya kendi zihinlerinde o dünyayı yaratma şansı tanırlar. Hali hazırda oyuna yansıtılan bir dünyayı zihninizde yeniden yaratmak için öncelikle o dünyayı yıkmanız gerekecektir. Şayet ilk olarak kitapları okuyup sonra oyunu oynarsanız, bazı olayların romana göre tam olarak doğru işlenmediğini, ayrıca karakterlerin hayal ettiğiniz gibi olmadığını görebilirsiniz.


Sistem Gereksinimleri
Minimum:
İşletim Sistemi: Windows Vista, 7 veya 8 (64-bit only)
İşlemci: Dual Core CPU (2.2+ GHz Dual Core CPU veya better)
Bellek: 2 GB RAM
Ekran Kartı: DirectX 10, Shader Model 4 destekli ekran kartları (GeForce 8800 GT 512 MB, GeForce GTS 250, vb.)
DirectX: Sürüm 10
Depolama: 10 GB kullanılabilir alan
Önerilen:
İşletim Sistemi: Windows 7 veya 8 (64-bit only)
İşlemci: Any Quad Core veya 3.0+ GHz Dual Core CPU
Bellek: 4 GB RAM
Ekran Kartı: DirectX 11 destekli ekran kartları (GeForce GTX 480 ve üstü)
DirectX: Sürüm 11
Depolama: 10 GB kullanılabilir alan


Trailer


Serkan Çelik

'95 senesinde Commodore 64'te oynadığım Pang oyunuyla ilk kez video oyunları dünyasına adımımı attım. İlerleyen yıllarda Atari ve PlayStation derken '99 senesinde ilk kişisel bilgisayarımla tanıştım.

Tarih :  20 Ekim 2017




Metro Redux Haberleri
Metro Redux Videoları

OYUNLAR
Surviving Mars
A Fine Mess
They Are Billions
Suicide Guy
Slime Rancher
FİLMLER
Deadpool 2
Ready Player One
Ghost in the Shell
Kong: Skull Island
John Wick: Chapter 2
DİZİLER
Deception
The Night Manager
Breaking Bad
The Walking Dead
Doctor Who
YAZARLAR
Serkan Çelik
Çise Kebabcı
Mesut Can Kaptan
Cankat Toprakçıoğlu
HABERLER
VIDEOLAR
LİSTELER
RÖPORTAJLAR
İLETİŞİM
ANKETLER
HAKKIMIZDA
GİZLİLİK POLİTİKASI
Locus Ludus © 2017 - Tüm Hakları Saklıdır. E-Mail: info@locusludus.com