TOP 50 OYUN
91
Ultima Online
30 Eylül 1997
90
Red Alert 2
21 Ekim 2000
87
Rainbow Six Siege
1 Aralık 2015
87
Wolfenstein II: The New Colossus
27 Ekim 2017
86
Figment
22 Eylül 2017
85
Metro Redux
26 Ağustos 2014
84
Hellblade: Senua's Sacrifice
8 Ağustos 2017
84
Dead by Daylight
14 Haziran 2016
83
Surviving Mars
15 Mart 2018
82
Watch Dogs 2
15 Kasım 2016
Listenin Devamı



ANKET
Locus Ludus'ta en çok görmek istediğiniz şey nedir?
Çekilişler
Dizi İncelemeleri
Film İncelemeleri
Haberler
Oyun İncelemeleri
Oyun Videoları
Röportajlar
Diğer
Anket Sonuçları



REKLAM



TABELA
REKLAM
Wolfenstein II: The New Colossus
224


LL Puanı
87

Çıkış Tarihi: 27 Ekim 2017
Türü: Aksiyon / FPS
Yayımcı: Bethesda Softworks
Platform: PC / PS4 / Xbox One

Grafik
86 
Senaryo
89 
Oyunculuk
86 
Ses & Müzik
87 


93 yılında ilk olarak Wolfenstein 3D ile başlayan Wolfenstein serisinin günümüze kadar toplamda sekiz oyunu çıktı. Alternatif tarihte geçen seride başkahramanımız Polonya asıllı Amerikan ajanı olan William Joseph "B.J." Blazkowicz rolünde oynayarak, Adolf Hitler yönetimindeki Nazilerin dünyayı ele geçirme planlarını engellemeye çalışıyoruz. Tarihten de bildiğimiz üzere 2. Dünya Savaşı sırasında Nazilerin özellikle insanlar üzerinde yaptıkları deneylere, müttefiklere karşı daha etkili ve güçlü olmak için geliştirdikleri teknolojik prototiplere, Wolfenstein serisinde fazlasıyla yer veriliyor.

Hatırlayacağımız üzere Wolfenstein: The New Order'ın final bölümünde Blazkowicz Deathshead ile girdiği mücadele sırasındaki patlamalardan dolayı büyük yaralar almıştı. Kreisau Circle'ın onu tekrardan iyileştirmesi oldukça zor gibi gözükse de Blazkowicz daha fazla Nazi öldürebilmek için The New Colossus'ta da kaldığı yerden devam ediyor.

Takvim yaprakları 1961 yılını gösterirken Naziler Avrupa'dan sonra Amerika kıtası başta olmak üzere dünyanın büyük bir kısmını ele geçirmiş ve hatta Venüs gezegenine dahi kolonileşmişlerdir. Kurmuş oldukları yeni dünya düzeninde kendi saf propagandalarıyla Amerikan halkının bir kısmını da etkileri altına almayı başarmışlardır. Yeni dünya düzenini yıkmak isteyen az sayıda direniş güçlerinin başarılı olabilmesinin ise tek bir yolu vardır; William Joseph "B.J." Blazkowicz.

Oyunun özellikle ilk dakikaları ardarda gelen sinematiklerle başlayıp devam ediyor ve Blazkowicz'in çocukluğunda yaşadığı ailevi sorunlar gösteriliyor. Siyahi insanlara ve Yahudilere karşı oldukça ırkçı bir tutumda olan Blazkowicz'in babasının, eşine ve Blazkowicz'e yaşattıklarıyla kahramanımızın karakterinin oluşmasında büyük bir etki yarattığına tanık oluyoruz. 

Nihayet kontrol bize geçtiğinde kendimizi bir denizaltında tekerlekli sandalye üzerinde buluyoruz. Nazilerin yaptığı ani baskını durdurmaya çalıştığımız bu ilk bölüm bir nevi eğitim bölümü havasında geçiyor. Farklı silahların kullanımını, karakterin kontrol edilişini ve tuzakların nasıl açılıp kapanacağını burada öğreniyoruz. Bölümün ilerleyen dakikalarında oyundaki baş düşmanımız General Irene Engel ve direnişin lideri Caroline Decker ile oldukça trajik bir sahnede karşılaşıyoruz. Bu sahne sonrasında tekerlekli sandalyemizden kurtularak Nazilere karşı savaşmak için tüm gücümüzü toplamış oluyoruz.

Oyundaki evimiz olarak nitelendirebileceğimiz Eva's Hammer adlı denizaltında, diğer mürettebat ile yaptığımız konuşmalarla onları tanıma fırsatı bulurken kendimizi kimi zaman dramatik kimi zaman da komik diyalogların arasında buluyoruz. Burada hamile olan eşimiz Anya ve Profesör Set gibi diğer direniş karakterleri bulunuyor. Yine denizaltının içerisinde bulunan bir eğitim parkuruyla kendimizi savaşa hazırlayabiliyoruz. Yüzeye adımımızı attığımız ilk bölüm ise Manhattan'da geçiyor. Sonrasında Amerika'nın farklı bölgelerinde Nazilerle çarpışıyor ve yeni müttefiklerle tanışıyoruz. Kimi zaman ise yeniden kendimizi geçmişimizle yüzleşirken buluyoruz.

Savaştığımız Nazi askerlerinin bir çoğu adeta Star Wars serisinden fırlamış Darth Vader görünümlü piyadelerden oluşuyor. Bu askerlerin yanısıra birbirinden farklı irili ufaklı robotlarla da mücadele etmemiz gerekiyor. Öldürdüğümüz askerlerin üzerinden silahlarını ve cephanelerini, özellikle robotların üzerinden düşen zırh parçalarını alabiliyoruz. Yine harita üzerinde bulduğumuz sağlık ekipmanlarını toplayarak gücümüzü tazeleyebiliyoruz. Elimizde bulunan silahları kazandığımız deneyim puanlarını kullanarak daha da güçlendirebiliyoruz. Silah çeşitliliğinin ise oldukça kısıtlı olduğunu söylemekte de fayda var. Çatışmaya girmeden önce harita üzerinde bulunan alarmları etkisiz hale getirmek ve kimi zaman da düşmanları sinsice öldürmek, ölme ihtimalimizi de aza indirgiyor. Çünkü bu oyunda ölmek oldukça kolay. Ayrıca düşmanlarımızı balta ile öldürmek, gizlice öldürmek, kafalarından tek kurşunla öldürmek gibi eylemlerde bulunduğumuzda birtakım özel yeteneklerin de kilidini açmış oluyoruz.

Muhtemelen en merak edilen konulardan birisi ise Adolf Hitler. 1961 yılında hala yaşıyor mu? Eğer yaşıyorsa onunla karşılaşıyor muyuz? Evet. Adolf Hitler hala hayatta ve kendimizi onunla oldukça ilginç bir sahnede, ilginç diyaloglar yaşarken buluyoruz. Hatta bu sahnenin Almanya'da sansürlendiğini de belirtmeliyim.

Oyunun atmosferine değinecek olursak, dış yüzeye çıktığımız ilk bölümde kendimizi Manhattan'da buluyoruz. Şehir tamamen post-apokaliptik bir görünüme bürünmüş olarak karşımıza çıkıyor. Roswell adlı bölüm ise "Naziler Amerika'yı işgal etmiş olsaydı nasıl bir görüntü ortaya çıkardı?" sorusuna cevap verir nitelikte bir bölüm olmuş. Nazi askerlerinin bir geçit töreni düzenlediği, Amerikan halkının Almanca konuşarak onları alkışladığı, SS subaylarının duvarlarda Nazi propagandası içerikli afişlerinin bulunduğu küçük bir Amerikan şehri düşünsenize!

Optimizasyon konusunda Bethesda'nın oldukça iyi iş çıkardığını söylemeliyim. Grafikler oldukça kaliteli olmasına rağmen orta seviye ekran kartlarıyla bile gayet akıcı bir oyun deneyimi yaşamanız mümkün.

Oyun bir kesim oyunsever tarafından özellikle Amerikan propagandası yaptığı iddiasıyla ağır eleştirilere maruz kalmış olsa da gerek Blazkowicz'in babasının ırkçı ideolojisi gerekse Nazilere adeta kucak açan Amerikan halkının ikiyüzlülüğü durumu eşitliyor. Sonuç olarak hikayesiyle, kurgusuyla, atmosferiyle, karakterleriyle ve oyun mekanikleriyle The New Colossus serinin adına yakışır nitelikle bir yapıt olmayı ve devamı için de içimizi büyük bir heyecanla doldurmayı başardı diyebilirim.


Sistem Gereksinimleri
Minimum:
İşletim Sistemi: Win7, 8.1, veya 10 (64-Bit versions)
İşlemci: AMD FX-8350/Ryzen 5 1400 veya Intel Core i5-3570/i7-3770
Bellek: 8 GB RAM
Ekran Kartı: Nvidia GTX 770 4GB/AMD Radeon R9 290 4GB veya daha iyisi
Depolama: 55 GB kullanılabilir alan
Önerilen:
İşletim Sistemi: Win7, 8.1, veya 10 64-Bit
İşlemci: AMD FX-9370/Ryzen 5 1600X veya Intel Core i7-4770
Bellek: 16 GB RAM
Ekran Kartı: Nvidia GTX 1060 6GB/AMD Radeon RX 470 4GB veya daha iyisi
Depolama: 55 GB kullanılabilir alan


Trailer


Serkan Çelik

'95 senesinde Commodore 64'te oynadığım Pang oyunuyla ilk kez video oyunları dünyasına adımımı attım. İlerleyen yıllarda Atari ve PlayStation derken '99 senesinde ilk kişisel bilgisayarımla tanıştım.

Tarih :  3 Ocak 2018




Wolfenstein II: The New Colossus Haberleri
Wolfenstein II: The New Colossus Videoları

OYUNLAR
Surviving Mars
A Fine Mess
They Are Billions
Suicide Guy
Slime Rancher
FİLMLER
Deadpool 2
Ready Player One
Ghost in the Shell
Kong: Skull Island
John Wick: Chapter 2
DİZİLER
Deception
The Night Manager
Breaking Bad
The Walking Dead
Doctor Who
YAZARLAR
Serkan Çelik
Çise Kebabcı
Mesut Can Kaptan
Cankat Toprakçıoğlu
HABERLER
VIDEOLAR
LİSTELER
RÖPORTAJLAR
İLETİŞİM
ANKETLER
HAKKIMIZDA
GİZLİLİK POLİTİKASI
Locus Ludus © 2017 - Tüm Hakları Saklıdır. E-Mail: info@locusludus.com